BİRECİĞİN CESUR DOGRU TARAFSIZ HABER SİTESİNE HOŞGELDİNİZ-
$ DOLAR → Alış: 3,93 / Satış: 3,95
€ EURO → Alış: 4,66 / Satış: 4,68

Gençliğe Şuur Ümmete Huzur

Biliyoruz ki dünyanın seyrini değiştiren çoğu aksiyon gençlerin omuzlarında yükseliyor. Gençler her fikir her görüş her devrim için bir nevi dinamo görevi üstlenmektedir.

Misafir Yazar
Misafir Yazar
  • 05.01.2017
  • 240 kez okundu

Gençlik büyük bir hazinedir ve doğru yönlendirildiğinde başarı kaçınılmaz olur. Şüphesiz islam toplumu da bilinçli bir gençlikle huzur bulacaktır.

Ancak ümmetin derdini kendine dert edinecek bir gençlik oluşturmak günümüz şartlarında hiç de kolay bir iş değil. Maalesef kapitalist düzenin ve modern toplumun getirdikleri gençlerimizi şekilci maddeci bir hale sokmuş durumda. Tabi ki bu durumun tek sorumlusu genç kitle değil belki de en az sorumluluk sahibi olan onlar. Bu vebalde aslan payı gençlere yeterince iyi bir örnek teşkil edemeyen ve onları doğru yönlendirmeyen yetişkinler.

Aslında sorunlarımız sabit; son iki asırdır bizlere empoze edilen batı kültürü. İşin en acı tarafı da toplum bu yozlaşmayı bizzat rejim tarafından muasırlaşmak medenileşmek gibi safsatalarla kabul etmek zorunda bırakıldı.Peki bu sıkıntıların üstesinden nasıl gelinebilir. Tabi ki eğitim bu sorunun tek çözümü. Eğitim derken aklınıza sadece okul üniversite gibi kurumlar  gelmesin lütfen. Eğitim işini bu kurumlara bırakırsak başlamadan kaybetmiş oluruz. Eğitim sistemimiz bu görevi üstlenecek kadar tutarlı olmamasıyla birlikte bu işi yapacak kadromuzda maalesef mevcut değil. Öncelikle ümmeti kendine dert edinmiş bir eğitici kadromuz yok ki gençleri bu misyona kanalize etsin. Zaten üniversitelerimizden mezun olan bir öğretmen adayının amacı eğitici olmak değil memur olmak oluyor genelde. Aslında amaç öğretmek öğretmen olmak değil atanmak. Devlet kadrolarına yerleşmeden önce idealist olan geleceği ben inşa edeceğim naraları atan öğretmen adaylarımızın faaliyetleri nedense atandıktan sonra sosyal medyada yer bildirimi yapmak fotoğraf paylaşmak oluyor. Bu tip bir eğiticiyi örnek alan bir öğrenciden nasıl bir hayır iş beklenir ki. Maalesef üzücü olsa da durum böyle. Neyse ki hükümetin yaptığı sözleşmeli öğretmenlik düzenlemesi öğretmen profilini biraz daha değiştirecek gibi. En azından yerleşmeden önce neresi olsa çalışırım deyip de atandığı yerden ilk fırsatta kaçan öğretmenler olmayacak. Bunun yanında öğretmenlerin sosyal medyayı kullanmasına da kısıtlamalar getirilmeli bence en azından öğrenci öğretmen ilişkisinin sosyal medyaya taşınmaması sağlanmalı. Gelelim naçizane benim çözüm önerilerime.

Nasıl olacak bu iş diyorsunuz değil mi? Evet öncelikle temel eğitimi kişinin fikriyatının omurgasını oluşturacak değerleri verecek olan anne babaların dikkati çok önemli. Çocuğun gelişimini şansa bırakmayıp kültürel ve inanç değerlerini titizlikle aşılamaları gerekiyor. Tabi ki her anne baba bu işi yapacak seviyede olmayabilir. Bu noktada önemli olan anne babaların bu işi ciddiye alıp eksiklerini kapatacak kişilere niyetlerinin bu yönde olduğunu üzerine basa basa bildirmektir. Çocuğun neleri öğrendiğini ne tür aktivitelere yöneldiğini her safhada takip etmeli,gerektiği yerde müdahaleyi geciktirmemeli. Bunun yanında toplumu oluşturan biz bireylere de büyük işler düşüyor. Bir şeylerin ters gittiğini gençlerin uyuşukluğunu, salt dünyalık bir yaşam sürdüğünü bu düzenin değişmesi gerektiğini düşünen her babayiğit elini taşın altına sokacak bir kere. Ben ne yapabilirim sorusunu bir kenara bırakıp herkes elinden ne geliyorsa yapmalı. Bir öğüt bir kitap bir sohbet bir gencin fikirlerinin islami şuurla canlanmasını sağlayabilir. Çevremize şöyle bir bakarsak herkes bazı şeylerin artık değişmesi gerektiğinin farkında. Bu çok güzel. Fakat benim gözlemlediğim kadarıyla kimse olaylara müdahil olabileceğinin farkında değil. Evet değişecek bu değişimde bir noktadan başlayacak. Peki bu değişimin başlangıç noktası neden biz olmayalım bu çok mu zor hayır.Ateşin yanması için elbette ki bir kıvılcım gerek. Küçük bir kibrit çöpü büyük yangınların tetikleyici oluyor çoğu zaman. İşte sizlerin ve bizlerin ve herkesin amacı o kibrit çöpü olmak olmalı. Söyleyeceğimiz bir söz vereceğimiz küçük bir hediye ya da bir hareketimiz bir genç üzerinde kibrit çöpü etkisi yapabilir. Bunu göz önüne alarak gençlere yaklaşmalıyız. Ve aklınınız her zaman görebileceğiniz bir noktasına da şunu kazımalısınız yaptığımız her şeyin elle tutulur bir karşılığı olmayabilir. Bunların dünya da hiçbir şekilde somut bir karşılığını görmeyebiliriz. İşte işin can alıcı noktası da bu dünya hayatı bir imtahan yeriyse ödüllendirme de sınav esnasında olmayacaktır. Bu bilinçle hareket edip her işimizde olduğu gibi bu tür faaliyetlerde de bir karşılık beklemeden çaba sarfetmeliyiz. Gerçek başarı da muhakkak böyle gelecektir.
Ali Bulut

Yorum Yap!
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir