BİRECİĞİN CESUR DOGRU TARAFSIZ HABER SİTESİNE HOŞGELDİNİZ-
$ DOLAR → Alış: 3,48 / Satış: 3,50
€ EURO → Alış: 4,17 / Satış: 4,19

Abdurrahman Güneş “EN BÜYÜK SORUNUMUZ GENÇLER 1”

Abdurrahman Güneş
Abdurrahman Güneş
  • 28.01.2017
  • 164 kez okundu

Öncelikle yerel olarak yaşanan sıkıntıların tam ve doğru olarak anlaşılabilmesi için, bölgemiz, ülkemiz ve genel olarak tüm İslam coğrafyasının güncel duruma nasıl getirildiğinin göz önüne bulundurulması gerekmektedir. Bu durumu şu şekilde kısa bir özetle anlatabiliriz. Evet, ümmet olarak bu gün içinde bulunduğumuz durum batı dünyasının (İslam düşmanlarının) siyasi, ekonomik ve kültürel olarak, yaklaşık 200 yıldır sürdürdüğü saldırıların bir neticesidir. Batı İslam’a karşı sürdürdüğü fiili savaşların sonunda 3 kıtaya hükmeden koca bir İslam imparatorluğunun yıkılmasına ve parçalanmasına sebep olmuştur. Asıl amaç ümmet coğrafyasının her karış toprağını fiili olarak işgal etmek ve İslam’ı tamamen yok etmekti. Ama ümmet; izzetini ve şerefini korumak için yaptığı savaşlarda (Çanakkale ve Kurtuluş savaşları başta olmak üzere) batılıları yenilgiye uğratmıştır. Böylece batı, o dönemde ümmetin merkezi olan bu topraklardan fiili olarak çekilmek zorunda kalmıştır.

Ümmetin merkezi olan son kaleleri yıkamayacağını anlayan batı dünyası; kaybettiği savaşlar sonrası yapılan anlaşmalarda hedefine ulaşmak için yeni planlarını devreye koydu. Yapılan o anlaşmalara yerleştirilen maddelerle ümmeti küçük devletler halinde böldü. Bu küçük ülkelerin başına ise yerel ve genel olarak kendi halkları ve komşu halklar arasına sonu gelmeyecek bir fitne tohumu olarak kukla yöneticiler yerleştirdi. O yöneticilerin en büyük özelliği kendi milli değerlerine ve halkına düşman olmalarıydı. Böylece sonu gelmez fitneler sebebiyle bu ülkeler ümmet olmayı kaybettiklerinden; siyasi, ekonomik ve askeri olarak batıya mahkûm oldu. Ne yazık ki o günlerde bunu okuyamayan yerelde ki basiretsiz yöneticiler, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi kendi topraklarının yer altı ve yer üstü tüm zenginliklerini batının hizmetine koydu. Batılılar savaşlarla elde edemedikleri bu zenginlikleri bu şekilde elde etmeyi başarmışlardır. Ne yazık ki o dönem de yerel zenginliklerin batıya akmasına vesile olan bu yöneticilerin kurduğu düzen, hala devam etmektedir.

İslam ümmetine karşı sürdürdüğü savaşı bu şekilde hile ve desiselerle alandan masaya kaydırarak, ümmeti parçalayan batı çok çalışmıştı. Ümmeti parçalayan bu fitneleri ekecek bilgi ve beceriyi İslam ümmetini tanımak ve kullanabileceği her türlü bilgiyi elde etmek için yüzyıllarca süren bir araştırma yapmıştı.(Halen yapmaya devam etmektedir.) Amacına ulaşmak için ve aramızdaki fitnenin asla bitmemesi için oyun içinde oyunlar planladı, planlamaya devam ediyor. Bu fitneler bu gün öyle bir hale geldi ki, yüz yıl önce tek vücut ve ordu olarak batıya karşı Osmanlı bayrağı altında ümmet olarak savaşan ve canını seve seve veren halklar asla yan yana gelemeyecek bir görüntü çizmektedir. Hatta bırakın farklı ırkların birbirlerine karşı tavırlarını aynı ırktan olup farklı kabile ve mezheplere sahip olan Müslümanlar dahi birbirlerini katletmektedirler. Bu hal batının amaçlarına doğru hızla gittiklerinin delilidir.

Yorum Yap!
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir